Yazılı Tablet ve Tuğlalar
"Bir kil tablet, sadece ticari bir döküm müdür, yoksa tarihin sessizliğini bozan ilk insan çığlığı mı?"
"Medeniyetleri birbirine bağlayan şey kılıçların gücü müydü, yoksa güneşte kurutulmuş bir çamur parçasının üzerindeki çivi izleri mi?"
Anadolu'nun tarih öncesi karanlığından çıkıp "Tarihi Çağlar"a adım atması, yazının bu topraklara ulaşmasıyla başlamıştır. Yazı, Kuzey Mezopotamya'dan gelen Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri (Karum) aracılığıyla Anadolu'ya taşınmış ve böylece ilk yazılı belgeler olan kil tabletler üretilmeye başlanmıştır.
Akademi bu alanda; çivi yazılı kil tabletlerin dijital arşivlenmesi, dönemin sosyo-ekonomik ağlarının haritalanması ve bu kadim metinlerin kültürel evrimdeki rolü üzerine çalışmalar yürütmektedir.
Kilden Yükselen Hafıza
Özellikle ticaret antlaşmaları, borç senetleri ve evlilik sözleşmeleri gibi konuları barındıran bu tabletler, zamanla Hititler ve Urartular tarafından da benimsenmiş, çivi yazısı geleneği Anadolu uygarlıklarının diplomatik ve kültürel dili haline gelmiştir.
Anadolu'da yazılı tablet geleneğinin gün yüzüne çıkarıldığı başlıca merkezler şunlardır:
- Kültepe (Kaniş): Asur Ticaret Kolonileri'nin merkezi olan bu kazı alanında, Anadolu'nun ilk yazılı belgelerini oluşturan 22 binden fazla kil tablet bulunmuştur.
- Boğazköy (Hattuşa): Hitit İmparatorluğu'nun başkenti olarak, binlerce devlet arşivi tabletine ve tuğlasına ev sahipliği yapar.
- Alişar ve Acemhöyük: Dönemin idari ve ticari yapısını aydınlatan önemli yazılı buluntuların merkezleridir.